Wednesday, Nov. 8, 2017

Atatürk İlkeleri / Laiklik nedir?

Written By:

|

27 Şubat 2012

|

Posted In:

Atatürk İlkeleri / Laiklik nedir?

Neden Laiklik ?

Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini Atatürk İlkeleri ve Atatürk İnkılapları oluşturur. Atatürk ilkelerinin içinde en çok tartışılan Laiklik ilkesidir.

Atatürk’ün Laiklik ilkesine çeşitli çevrelerden farklı tanımlar ve yorumlar yapıldı:

Laiklik, dinsizlik dendi.

Laiklik,dini korumak dendi,

Laiklik,Özgürlüklerde sınır tanımayan dendi.

Laiklik,farklı dinlerden olan insanların özgürlüğünü korumak dendi.

Laiklik,devlet işlerinde din ayrımı gözetmeksizin hizmet etmek dendi.

Laiklik öyle bir noktaya geldi ki ülkeyi ikiye böldü.Laik olanlar ve Müslüman olanlar !..

 

Peki Laiklik nedir ?

LAİKLİK İLKESİ :

Laiklik, devletin vatandaşlarıyla olan ilişkilerinde inançlara göre ayrım yapmaması ve ayrıca, herhangi bir inancın, özellikle de bir toplumda egemen olan inancın, aynı toplumda azınlıkların benimsediği inançlara baskı yapmasını önlemesi demektir. Diğer bir tanımlamayla da devlet yönetiminde herhangi bir dinin referans alınmamasını ve devletin dinler karşısında tarafsız olmasını savunan prensiptir ki devlet düzeninin, eğitim kurumlarının ve hukuk kurallarının dine değil, akla ve bilime dayandırılmasını amaçlar. Ayrıca, din işlerini kişinin vicdanına bırakarak bireyin din özgürlüğünü koruyabilmesini sağlar.

Laikliğe göre, insan yaşamında ibadetin dışında her türlü tasarruf, dîne (kutsal kitaba) göre değil, anayasaya, yasalara ve kurallara göre yapılır. Din, kişinin özel yaşamının bir parçasıdır. Laiklik ise din ve dünya işlerinin ayrılmasıdır.

Mustafa Kemal 1924 yılında yaptığı bir konuşmada “Dünya yüzündeki her şey için, maddî ve manevî her şey için, yaşam için ve başarı için en doğru yol gösterici bilimdir, tekniktir. Bilimin ve tekniğin dışında yol gösterici aramak, düşüncesizliktir, bilgisizliktir, yanlıştır.” demiştir.

Laiklik, devletçilik dışındaki diğer ilkelerin hepsinin de ön koşulları içinde yer alır: Demokrasinin ön koşuludur; çünkü laiklik olmadan gerçek bir düşünce özgürlüğü de olamaz. Devrimciliğin ön koşuludur; çünkü laikliği kabul etmemiş bir toplumda, bilimin ve çağın gereklerinin gerisinde kalmış kurumları değiştirmenin tartışması bile genellikle yapılamaz. Halkçılığın ön koşuludur; çünkü bir din devletinde halkın istekleri değil, dinsel “seçkin”lerin düşünceleri önemlidir. Atatürk, laiklik anlayışını, kendi el yazısı ile kaleme aldığı “Medeni Bilgiler” kitabında, sadece din ve devlet işlerinin değil, dinin de siyasetten ayrılması ve yasaların dine göre değil, toplumun gereksinmelerine göre yapılması ilkelerine bağlamaktadır.

Türkiye’de laikleşme aşamaları şunlardır:

  • Saltanatın kaldırılması (1922)
  • Halifeliğin kaldırılması (1924)
  • Tekke ve zaviyelerin kapatılması (1925)
  • “Devletin dini İslam’dır” ibaresinin anayasadan çıkarılması (1928)

Laiklik , Din ile Devlet işlerinin bir birinden ayrılması ve İnsanların ibadetlerini hiçbir baskı ve dayatma altında kalmadan özgürce yerine getirmesi ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkese eşit muamele ve haklar tanınmasıdır.

Dinimiz de aynı sözleri söylemiyor mu ?

Din ile siyaset yapmak,dini farklı amaçlar da kullanmak değil midir?

Laiklik , Dini ve Devleti görev açısından bir birlerini etkilemeden yerine getirmekten başka bir şey değildir. Din ile devleti yönetmek çok ciddi sorunlar getiriyor. Devlet yönetimi adil olmak zorunda. Eğer Devlet adil olmazsa , gün gelir yıkılır tahtın.

Mustafa Kemal Atatürk hem dini hem de devleti görev açısından bir birlerini etkilememek için Laik bir devlet kurmuş ve Laiklik ilkesini Türkiye Cumhuriyetinin temellerine oturtmuştur. Bu gün Laikliği oradan söküp atarsan temel sarsılır ve Türkiye Cumhuriyeti sarsılır.

İşte bu sebepten dolayı Laiklik Türkiye Cumhuriyetinin en önemli temel taşıdır. Bu temeli yerinden sökmek isteyenlerin tek bir amacı vardır.O da Atatürk Cumhuriyetini yıkmaktır.

Biz , Türk milleti olarak ATATÜRK ilke ve inkılaplarına sahip çıkarsak hiçbir Allah’ın kulu Türkiye Cumhuriyetini yıkamaz.

Bir önceki yazımız olan Atatürk İlkeleri, Atatürk’ün Siyasi ve Askeri Kişiliği başlıklı makalemizde Atatürk İlkeleri, atatürkün Askeri Kişiliği ve Atatürk’ün Siyasi kişiliği hakkında bilgiler verilmektedir.

Share This Article

Related News

Atatürk İlkeleri Ve Anlamları
Atatürk’ün Dış Politika İlkeleri
Atatürk İlkeleri, Atatürk’ün Siyasi ve Askeri Kişiliği

About Author

admin

Mustafa Kemal Atatürk'e gönülden ve akıldan bağlı bir grup genciz. Amaçlarımız arasında yüce Atatürk'ün gerçek varlığının ortaya çıkması ve Atatürk'ün Türk Milleti tarafından daha iyi tanınmasını sağlamaktır. Yolumuz Kemal Atatürk'ün yolu,ışığımız rehberimiz varlık sebebimiz O'dur.

(2) Readers Comments

  1. mehmet
    15 Nisan 2012 at 19:26

    Atatürk ilkelerinin bana göre en önemlisi Laiklik İlkesidir. Çünkü Laiklik ile Osmanlı'nın şeriat yapısından kurtulduk. Ulemanın ağzından çıkan iki sözle insanların hayatları kararıyordu. Egemen dini inancın dışındaki bütün inançlar hor görülüyor ecnebiler baş tacı yapılıyordu. Atatürkün Laiklik ilkesini benimsemesi ve ülkenin temeline koyması sahtekar hacı-hoca takımını rahatsız etti. Atatürk gerçek din adamlarının her zaman arkasında olmuştur. Ankara Müftüsü Rıfat Borekçi bunun en güzel örneğidir. Allahtan Laiklik İlkesi geldi de iyi kötü inancımızı söyler olduk. Paşam yattığın mekan seni incitmesin. Ruhun şad olsun.

Leave A Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*