Wednesday, Nov. 8, 2017

Kurtarıcı Atatürk !..

Written By:

|

03 Mart 2012

|

Posted In:

Kurtarıcı Atatürk !..

Mustafa Kemal Atatürk’ün Hayatına baktığımızda ; Milleti için 57 yıllık ömrünü feda eden bir Kurtarıcının hikayesini görürüz. Bu hayatı okurken kimi zaman gözyaşlarımıza  mani olamayız. Dünyanın hiç bir memleketinde ait olduğu Millete bu derece bağlı ve  aşık bir lidere rasgelinmemiştir.

Bu yazıyı yazarken aklıma çocukluğum geldi. Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde Cumhuriyet İlköğretim okulunda okurken nereden geldiğini bilmediğim bir Atatürk kitabı elime geçmişti. Yırtık pabuçlarımızla 3-4 metre karın arasından  geçerek gittiğimiz  ve  tek kurtuluşumuz olan canım okulumuzda her gün bu Atatürk kitabını okurdum. Bu kitabı okurken taşıdığım yoğun duygu seli hâlâ aklımdadır. Yırtık Çantamın en korunaklı yerinde sanki kutsal bir kitap taşıyormuşcasına onu korumam gerektiği bilinciyle hareket ederdim.  Bu kitabın içindeki örnek hayatın hayatımı değiştireceğine o kadar inanmıştım ki anlatamam bu duyguyu. Aradan geçen 25 sene sonunda haklı çıktığımı görüyorum.Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatı,mücadelesi herkes tarafından okunmalı,okutulmalıdır. Atatürk ,sadece mazlum millletlerin değil fakir,yoksul Türk çocuklarının da kurtarıcısıdır.

” Büyük insan, fani hayatın ötesinde yaşamakta devam edendir.

Ölümünün 14. yılında beni en çok duygulandıran olay, Atatürk’ün izinde olmaktan gururla bahseden General Necib’in milletimize mesajı oldu. Ustaoğlu gibilerin de gözünden kaçmamış olmasını dilediğim bu mesajında Mısır devlet adamı, Atatürk’ün bütün hür milletler için bir önder, bir kahraman olduğunu belirterek diyor ki:

“Atatürk’ün yarattığı büyük eser ve inkılâpların tesiri yalnız Türkiye’de kendisini göstermekle kalmamış, aynı zamanda bütün hür milletlerde ve bilhassa Mısır üzerinde derin akisler bırakmıştır. Bugünkü Mısır, Atatürk’ün izi üzerinde yürümekte ve her Mısırlı Atatürk’ü hürriyet ve kahramanlık lideri olarak kabul etmektedir. Atatürk ölmemiştir. Atatürk’ün ruhu, her Türkün ve hürriyetsever her insanın kalbinde yaşamaktadır.”

Vatanları uğrunda seve seve ölüme atılan Tunuslu hürriyetseverlerin üzerlerinde bulunan Atatürk resimleri kalpte yaşatılan insanı göstermiyor mu?

Atatürk’ün mağdur milletlerin başında kurtarıcı olarak her görünüşü, onun adeta yeniden doğuşu gibidir. Asya, Atatürk’ün şahsında kurtarıcısını selamlamıştı; daha başka isimler altında, Asya yahut Afrika onu selamlamakta devam edecektir.

ATATÜRK VE DOĞU ÜNİVERSİTESİ

Van Gölü kıyılarında bir üniversite kurulmasının Atatürk’ün özlemleri arasında yer aldığını biliyoruz. 1937 yılındaki Büyük Millet Meclisi açış konuşmasında bu özlemini dile getirmişti. Ölümünden önceki son konuşmasında da dileğini tekrarladığını görürüz. Atatürk’ün fikir dünyasını belirten özellikler arasında kültüre verilen yer başta gelir. Çağdaş medeniyetlere yetişebilmek için müspet ilim kaynağı ile beslenen fikri ve sanatı geliştirmek, korumak ve yaratma şartlarını hazırlamak onun için belli başlı devlet hizmetlerinden biri idi. Türk kültürünü ortaya çıkarmak, yapmak ve yaymak bir yandan kültürümüzün doğuşunu ve gelişmesini bize öğretecek tarihe onu çekerken, bir yandan da kültürümüzün gelişmesinde büyük yeri olacak Türk dilinin arınması meselesini onun için önemli meseleler katına çıkarıyordu. İstanbul Darülfünunu’ndan İstanbul Üniversitesi’ne geçiş, altında Hayatta en hakiki mürşit ilimdir sözleri parlayan yeni bir üniversitenin doğuşuna önayak olma nice kültür çalışmaları arasında üniversitelere Atatürk’ün verdiği önemi belirtmeye yeter. Bugünlerde kapılarını Erzurum’da açan “Atatürk Üniversitesi” yine hızını Atatürk’ten alan büyük bir kültür adımı olmaktadır. Gerçekleştirilmesi bir hayli geç kalmış bu isteğin sağlam temeller üzerinde yükselmesini sağlayarak yitirilen zamanın birazını olsun kazanmaya bakmalıyız.

Doğu Anadolu’da bir üniversite açılması fikri, işin başından beri her çevrede büyük ilgiyle karşılanmıştır. Fakat açılacak üniversitenin yeri, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki bütün şehirler tarafından istenmekte olduğu için, kolay kolay tespit edilememiştir. Atatürk’ün yeni üniversitenin yerini kesinliğe yakın bir şekilde belirtmesine rağmen bu üniversite, Atatürk’ün adını alarak Erzurum’da hizmete girmektedir. Daha önce yeni üniversitenin yerini seçmek için kurulmuş bulunan üniversiteler arası bir kurulun, çeşitli yönlerden yapmış bulunduğu incelemelere göre Elazığ-Van kesimini Erzurum ve Diyarbakır’a tercih ettiğini biliyoruz. Konuya yakın ilgi duyanlar, “Doğu Üniversitesi Hakkında Rapor” (İstanbul 1952) adlı kitaba başvurabilirler.

Lüzumuna inandığımız Doğu Ünversitesi’nin yeri konusunda bir tartışma kapısı açmak belki artık lüzumsuzdur. Umarız ki bizim bilemediğimiz birtakım haklı ve yerinde sebepler Erzurum’un seçilmesinde ağır basmış bulunsun. Fakat yine de hatırlatılmasında fayda gördüğümüz bir görüş üzerinde durmak için vakit geçmiş değildir. Yeni üniversite Doğu’nun kalkınmasında bir faktör olarak ele alındığına göre Doğu Anadolu’daki elverişli bütün şehirleri üniversitenin nimetinden birlikte faydalandırmak yolların en doğrusu olurdu. Üniversitenin yeri meselesinin basınımızı düşündürdüğü günlerde fikrimizi şu satırlarla ortaya koymuştuk: “Bize göre düşünülmekte olan üniversite, fakülteleri ve enstitüleri ile Doğu’nun bütün şehirlerinde parça parça kurulmalıdır. Böyle bir hareket noktası, her şehrin özelliklerini ilk planda göz önünde bulunduracak canlı meselelere yönelen, yaraya merhem olan, ihtiyaçlara cevap veren ilmi üniversitenin gayesi haline getirecektir. Bu zihniyet ve kuruluşla Doğu’da yer alacak bir üniversite kalkınmaya hizmet eder; aksi halde gösterişli binalarda can veren bir göstermelik meydana getirilmiş olur.”

Diyarbakır’da yayımlanan Çizgi dergisinin 1 Nisan 1953 günlü 5. sayısından aldığım düşüncelere bugün de katılıyorum. Üniversite fikrinin mahiyeti icabı bir bütünlük demek olduğu belki de hatırlatılmak istenecektir. Başka yerlerdeki örnekleri bir yana, bizim özel şartlarımızın, ilimden medet uman ve cevap bekleyen meselelerimizin bizi aynı şehirlerde kurulacak fakültelere, araştırma merkezlerine götürmekte olduğu bir gerçektir. Kars’ın, Van’ın, Elazığ’ın, Diyarbakır’ın ve belki de öteki şehirlerin Erzurum’la birlikte üniversitenin nimetlerinden faydalanmasını yürekten dilerim. Erzurum’da atılmakta olan ilk adım, bu dileğin gerçekleşmesi imkânını da birlikte getirmektedir.

Atatürk’ü yitirdiğimiz 1938 yılından bu yana belki de ilk defa anma törenlerinin en büyüğünü onun büyük adını taşıyan üniversiteyi Erzurum’da açarken yapmış oluyoruz. Atatürk’ün beylik sözleri, birbiri ile bağdaşmaz davranışlara, üstü kapalı hücumlara reva gördüğümüz aziz hatırası bu adımla biraz olsun umduğuna yaklaşıyor. Kendisini sevmenin, yolunda yürümenin, izini bulmanın umudunu diriltiyor.

Atatürk Üniversitesi’ni, kuruluşunu gerektiren ödevleri gerçekleştirmek yanında, taşıdığı adın kendisine yüklediği bir ödevin de beklemekte olduğunu sanıyorum. Bu ödev, adını taşıyan üniversitenin çatısı altında Atatürk’ün ve eserinin bilimsel anlayışla incelenmesidir: Bir yandan Atatürk ve devrimle ilgili yayınları, vesikaları toplamak, tez konularını Atatürk’e ayırmak ilk adım olabilir. 1919 yılında toplanan Erzurum Kongresi’nin ruhu ile ruhlanacak bir üniversiteden bu konuda çok şeyler beklemek hepimizin hakkıdır.”

Prof.Dr. CAVİT ORHAN TÜTENGİL

 

 

Bir önceki yazımız olan Atatürk ve Cumhuriyet'imiz başlıklı makalemizde Atatürk Devrimleri, atatürk ve cumhuriyet ve mustafa kemal atatürk hakkında bilgiler verilmektedir.

Share This Article

Related News

Pakistan’lı Din Alimi Muhammed İkbal’in Atatürk Sevgisi
Atatürk Amerika’daki Bir Üniversitede Ders Oldu
Sabiha Özar Atatürk’ü Anlattı

About Author

admin

Mustafa Kemal Atatürk'e gönülden ve akıldan bağlı bir grup genciz. Amaçlarımız arasında yüce Atatürk'ün gerçek varlığının ortaya çıkması ve Atatürk'ün Türk Milleti tarafından daha iyi tanınmasını sağlamaktır. Yolumuz Kemal Atatürk'ün yolu,ışığımız rehberimiz varlık sebebimiz O'dur.

(1) Reader Comment

  1. Özbekce
    04 Mart 2012 at 02:42

    Atatürk'ün aydınlık fikirleri yeryüzünü nurlandırdığı gibi, hala parlamaya davam ediyor. Bu ışığı görmemek için gözlerin kör olması lazım. ATATÜRK; Allah'ın insanlığa bir hediyesidir, kıymetini bilelim.

Leave A Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*