Wednesday, Nov. 8, 2017

Kılıçdaroğlu ” Yüreğin varsa kaldır “

Written By:

|

09 Şubat 2012

|

Posted In:

Kılıçdaroğlu ” Yüreğin varsa kaldır “

Kılıçdaroğlu, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’nin kaldırılmasının gündeme getirilmesini sert eleştirdi

‘Yüreğin varsa kaldır’

ANKARA (Cumhuriyet Bürosu) – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Kılıçdaroğlu artık mercek altındasın, aldığın nefes bile ülkede takip ediliyor” sözlerine dikkat çekerken “Pervasızlığa, densizliğe, ahlaksızlığa bakar mısınız? Sende ahlak kırıntısı var mı, yok mu, çık onu söyle” dedi. Kılıçdaroğlu, Paul Austertartışmasındaki “hakaretleri aynen iade etti”. “Ülkenin bağımsızlık sembollerine saldırıldığını” vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Atatürk’ün ‘Gençliğe Hitabesi’ne kafayı taktılar. Yüreğin varsa, becerebiliyorsan çık, kaldır bakalım” dedi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu grup toplantısının başında uğradığı saldırı sonunda yaşamını yitiren savcıya başsağlığı diledi. Kılıçdaroğlu, “Düzgün insanlar, hak arayanlar, hak arayanlara sahip çıkanlar, kamu çıkarına sahip çıkanlar bu tür saldırılara uğrayabilirler. Bu saldırılar ne onları ne de bizi yıldıracaktır” dedi. Kılıçdaroğlu’nun grup toplantısında gündemdeki konularla ilgili değerlendirmeleri şöyle:

Uludere’de yaşananlar: Semire Encü yüreği yanmış, Uludere’de öldürülen 34 çocuğumuzdan birinin annesi. İçindekileri yazıya dökmüş, daha doğrusu o söylemiş, kızı yazmış. Evrensel gazetesinden aldım. “Oğlumun hayalleri vardı, parası yoktu, onun için gitmişti” diyor. Aslında Başbakan’ın bana teşekkür etmesi lazım, ben gidemedim, sen gittin oraya ana muhalefet lideri olarak, diye. Ağzına ne geldiyse, küfür, bölücülük dahil her şeyi söyledi. Sen bu istihbaratı CIA’dan mı, MOSSAD’dan mı aldın? Söylemiyor, unutturmaya çalışıyor. 80 yıl önceki olaylara gidersin de 2012’deki olayın hesabını vermezsin. 34 kişinin başına bomba yağdırdın sesin, gıkın çıkmıyor, korkuyorsun, yabancı istihbarat örgütlerinin oyuncağı oldun çünkü. 12 yaşındaki çocukları bombalayalarak öldüreceksiniz, ondan sonra kalkıp ahkâm keseceksiniz.

İnönü başımızın tacı: Sayın Erdoğan, geçen hafta il başkanları toplantısında 46 dakika konuştu, 45 dakikası CHP ve Kılıçdaroğlu. Konuşmasında 34 kez CHP, 12 kez Kılıçdaroğlu geçiyor. Frenleri tutmuyor. 40 yıl önceki İnönü’ye de saldırıyor. Yunan generali Trikopis bile İnönü’yle bu kadar uğraşmadı. Her şeyi bırakıp 70-75 yıl önceki Atatürk’le İnönü’yle uğraşacaksın. İnönü bu ülkede emperyalizme karşı mücadele eden, yedi düvele karşı mücadele eden Mustafa Kemal’in arkadaşıdır, bizim başımızın tacıdır.

Erdoğan din tüccarı: Erdoğan dindar görünümlü bir din tüccarıdır. Erdoğan’ı dindar olarak görmek, dindarlara yapılmış hakarettir. Deniz Feneri’nde bağış ve kurban paraları hangi din tüccarlığıyla toplanıyorsa, Erdoğan da aynı yöntemle oy topluyor. Şimdi din ticaretinden başka bir yola sapıyorlar. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenlerini yasakladılar. Efendim deprem oluyor. 29 Ekim’de faşing mi yapıyoruz? 19 Mayıs törenlerini iptal ettiniz, andımızdan rahatsız oldular. Andımızın hangi cümlesi senin psikolojini bozuyor? Atatürk’ün Gençliğine Hitabesi’ne kafayı taktılar. Başbakan Erdoğan, çık hangi cümleden rahatsız oluyorsan söyle? Hitabe ulusal bağımsızlık savaşının manifestosudur. Yüreğin varsa, becerebiliyorsan çık kaldır bakalım. Saldırılar bu ülkenin bağımsızlık sembollerine. Bağımsızlık mücadelesinden koparıp gençleri birilerinin değirmenine su taşıyan gençlik olsun istiyorlar. Cumhuriyetten beri kat ettiğimiz mesafeler tek tek elimizden alınıyor.

Ana muhalefet liderini takip: Başbakan, “Kılıçdaroğlu artık mercek altındasın, aldığın nefes bile ülkede takip ediliyor” dedi. Pervasızlığa, densizliğe, ahlaksızlığa bakar mısınız? Ana muhalefet liderini adım adım izleyeceksin, takip ettireceksin, dinleyeceksin bir de utanmadan çıkıp bunu millete ilan edeceksin. Benim senden korkum yok. Sen de ahlak kırıntısı var mı, yok mu çık onu söyle. 12 Eylül 2010’da millet idareye, yargıya el koymuştur, diyor. Biz, özel yetkili mahkemeler operasyon mahkemesidir, Erdoğan’ın özel mahkemeleridir, diyorduk. Kendisi itiraf ediyor, el koydum, diyor. 12 Eylül’de bile “yargıya el kondu” denmemiştir.

WikiLeaks belgeleri: Dönemin ABD Büyükelçisi kendi hükümetine kripto gönderiyor. Başbakanla Ergenekon savcılarının periyodik her hafta görüştüklerini ifade ediyor, bunu elçiliğe özel rapor veren polis şeflerine dayandırıyor. Bağımsız bir ülkede polis şefleri niye gidip yabancı ülkenin büyükelçisine brifing verir? Burası sömürge mi? Erdoğan, Batı’nın egemen güçlerinin Ortadoğu’daki taşeronudur.

Paul Auster tartışması: Erdoğan dışarıdaki insanlara da ders, ayar vermeye kalkışıyor. Auster hapisteki yazar ve gazeteciler yüzünden gelmiyorum, diyor. Irak’ta 1.5 milyon Müslüman için Bush ve Cheney’i suçluyor. Erdoğan bundan rahatsız oluyor büyük ihtimalle. Çünkü o 1.5 milyon Müslüman katledilirken oturdu keyfine baktı. Yoksa Auster’ın “Atatürk olağanüstü bir lider” laflarından mı rahatsız oldu? Gelmezsen gelme, Türkiye irtifa mı kaybeder, diyor. Türkiye irtifa kaybetti zaten. Auster’a “cahil” diyor. Erdoğan âlim, Auster cahil, ne söyleyeyim? Arınç’la sözlerini yan yana getirelim, rol bölüşmesini göreceksiniz, o da bir başka cepheden saldırıyor. Aydınları bu kadar düzeysiz, seviyesiz eleştiren insanlar ne yazık ki yönetim koltuklarında oturuyor. O hakaretleri o ikisine aynen iade ediyorum.

Cumhuriyet Gazetesi 08 02 2012

Share This Article

Related News

Onuncu Yıl Nutku

About Author

admin

Mustafa Kemal Atatürk'e gönülden ve akıldan bağlı bir grup genciz. Amaçlarımız arasında yüce Atatürk'ün gerçek varlığının ortaya çıkması ve Atatürk'ün Türk Milleti tarafından daha iyi tanınmasını sağlamaktır. Yolumuz Kemal Atatürk'ün yolu,ışığımız rehberimiz varlık sebebimiz O'dur.

Leave A Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*