Wednesday, Jul. 30, 2014

Dünya tiyatrolar günü kutlama programı

Written By:

|

24 Mart 2012

|

Posted In:

Dünya tiyatrolar günü kutlama programı

Dünya tiyatrolar günü kutlama programı

DÜNYA TİYATRO GÜNÜ

( 27  Mart )

Uluslararası Tiyatro Enstitüsü 1948 yılında kuruldu. Bu enstitü 1961 yılında aldığı bir kararla 27 Mart gününü Dünya Tiyatrolar Günü olarak kabul etti. Her yıl enstitüye üye ülkelerde 27 Mart günü Tiyatro Bayramı olarak kutlanır.

27 Mart günü her ülkenin sanat ve tiyatro adamlarınca hazırlanan bir bildiri, sahnelerde okunur. Tiyatrolar o gece halka parasız gösteriler düzen­ler. Tiyatroyu halka sevdirmeye çalışırlar.

Ülkemizde tiyatro ile ilgili ilk ulusal bildiriyi, yaşamını Türk tiyatrosuna içtenlikle adamış olan Muhsin Ertuğrul yazdı.

Dünyada ilk tiyatro olayının nerede, nasıl başladığı kesinlikle bilinmi­yor, Araştırmacılar; tiyatronun ilkel insanların av dönüşü vurdukları avın çevresinde sevinç ve heyecan sesleri çıkararak dans etmelerinden doğduğunu anlatırlar. Daha sonraları topluluk halinde yaşamaya başlayan insanlar yılın belirli günlerinde, belirli bir yerde toplanmaya başladılar. Bu toplantıda içlerinden bir kişi yüksekçe bir yere çıkarak güldürücü öyküler anlatır, taklitler yapar, şarkılar söylerdi. Bu tür oyunlar zamanla şenlikler geleneğini oluşturdu. Bir süre sonra tiyatroda kişiler ikiye, üçe çıktı. Daha canlı, daha ilgi çeki­ci konular bulundu. Böylece oyunlar, sanat niteliğine kavuştu. Tiyatro da meslek haline geldi.

Tiyatro yaşamın bir parçasıdır. Konusu bakımından harekete, konuşmaya, bazen de müziğe yer verilir. Bu nedenle tiyatro güzel sanatların en ilgi çekici kollarından biridir.

Tiyatroda oynayanla izleyen arasında yakın, sıcak bir iletişim vardır. İlk çağlarda oyunun yazılı metni yoktu. Yeteneklerine güvenen oyuncular ortaya çıkıp bir çeşit tuluat yaparlardı. Tuluat; oyuncuların o anda düzenle­dikleri hareketleri, tasarladıkları sözleri söylemeleridir. Tuluat, sahnesiz ve metinsiz bir tiyatro oyunudur.

Yazılı tiyatro yapıtları çok sonra ortaya çıktı. Bir süre tiyatro sözsüz oynandı. Oyuncular olayları, el, kol, gövde, bacak ya da yüz hareketleriyle anlatırlardı. Bu sözsüz tiyatroya pandomima denir.

Bizde tiyatro olgusu; çok eskilere dayanan orta oyunu ile onun gölge oyunu biçiminden başlar. Gölge oyunu arkadan ışıklandırılan beyaz bir perde üzerine belli tipteki kuklaların hareket ettirilmesi ve konuşturulması ile yansıyan Karagöz oyunlarıdır.

Bugün köylerimizde, çok eski geleneklerden kalma bir alışkanlıkla tiyatroya çok benzeyen eğlenceler düzenlenmektedir. Buna oyun çıkarma denir.

Tiyatro oyunculuğu özel eğitimi gerektiren bir meslektir. Tiyatro öğre­timi konservatuar denilen okulda yapılır.

Tiyatro; yazarların dram, komedi, trajedi türünde yazdıkları eserlerin sahnede oynanması sanatıdır. Tiyatro gösteri sanatı olarak tanımlanır. Belli başlı türleri şunlardır:

Komedi : Oyunların, insanların, durumların gülünç yönlerini gösteren bir tiyatro yapıtıdır. Komedinin belli başlı türleri şunlardır :

a) Vodvil, hareketli, eğlenceli bir konuya dayanan, içinde şarkılar bulunan hafif güldürüdür.

b) Fars, olayların aşırı abartıldığı, taklitlerin sık sık tekrar edildiği bir komedi türüdür.

Trajedi                 : Konusunu tarih, ya da efsanelerden alan acıklı sahne yapıtı­dır.    .

Dram     : Yaşamımızda var olan umudu, sevinci, acıyı, bir arada sunan tiyatro oyunudur. Dram şiir ve düz yazı ile yazılabilir.

Tiyatrolar; devlet tiyatroları, halk tiyatroları, bulvar tiyatroları, açık hava tiyatroları ve şehir tiyatroları gibi isimlerle anılır.

Tiyatro yaşamın bir parçasıdır. Yaşamı sergiler. Yaşama sevincini yaratır. Geçmişi, günümüzü, geleceği anlamamıza yardımcı olur. Tiyatro; Sorunlarımıza ışık tutar. Tiyatro, insanlar arasında halkın içinden doğmuş bir sanattır. Tiyatro hep iyiden, güzelden hoştan yana olmuştur.

Tiyatro insanları eğitir. Eğitirken düşündürür. Tiyatro insanlara bera­ber gülmek, beraber ağlamak, beraber düşünmek gibi insanca duygular aşılar.

TİYATRO

Tiyatro gününde yazarlarımızdan Haldun

Taner’in yayınladığı ulusal bildiri.

Her gece saat dokuz’da dünyanın dört bir bucağında binlerce perde açılıyor.

Her gece saat dokuz’da milyonlarca insan ışıklandırılmış bir sahneden kendi dünyasının, kendi sorunlarının yoğunlaştırılmış bir kesitini ilgi ile izli­yor. Oyalanıyor; eğleniyor, heyecanlanıyor, düşünüyor, bilinçleniyor. Her günkü sürgit yaşamının akışı içinde tam fark edemediği, ya da edip de unuttuğu bazı ana sorunları yeni bir gözlükle görmeye başlıyor.

Tiyatrolar insanlara «Koşun, bana gelin, size ilginç bir şeyler göstere­ceğim» derler. «Gelin, beni izleyin memnun kalacaksınız» derler.

Bu alışkanlık yüzyıllardır sürüp gidiyor.

Çünkü; tiyatroda etli canlı oyunculardan, etli canlı seyircilere ve sonra yine o etli canlı seyircilerden etli canlı oyunculara geçen karşılıklı bir elekt­rik alışverişi vardır ki, bu aynı çatı altında aynı anda birbirini tamamlama ve karşılıklı etkileme olayı tiyatroya benzersiz bir toplumsal yaşantı niteliği kazandırır.

İnsanoğlu doğa karşısındaki korkularından başlayarak yüzyıllar boyunca acılarını, sevinçlerini, ihtiraslarını, düşüncelerini, düşlerini, özlem­lerini, taşlamalarını, dünya görüşlerini, savaşımlarını, her şeyini somutlaştırıp dile getirmiştir.

Tiyatronun bunca yüzyıllardır varoluşu boşuna değildir, tiyatro, insan mayasının kopmaz bir öğesi, insandan ayrı düşünülemez bir gereksinmesidir. Doğada işlevini bitiren her şeyin varlığını sürdürebildiği görülmemiştir. Tiyatro sürüyorsa, sürecekse her devirde bir işlevi olduğundandır.

«Tiyatro, iki kalas bir hevestir» sözü boşuna söylenmemiş… Tiyatronun mitolojik piri sayılan Dionisos’tan gelme bir coşkusu vardır. Bu coşku olmadan tiyatro çekici olamaz.

Her gece saat dokuz’da dünyanın dört bucağında tiyatrocular ne oynar­larsa oynasınlar sahneden salona bu coşkuyu, bu gençliği, bu gücü, bu sağlıklı havayı estirirler.

Her gece saat dokuz’da on binlerce perde dünya durdukça açılsın, dursun.

Tiyatro olmasa, insanoğlu çok eksik, çok güdük kalırdı.

Haldun TANER

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü Ulusal Bildirisi

Tiyatro tüm sanatların birleşiminden oluşan bir sahne sanatıdır. Müzik gibi yalnız duygulara değil, akla da hitap eder. Edebiyat gibi yalnız sözcükleri değil, en somut biçimde insanı kullanır, sesini de onun sesi ile duyurur.
Tiyatro; insanı, insana, insanla anlatan bir sanat türüdür ve bu nedenle de bütün dünya bir oyun sahnesidir, tiyatronun ta kendisidir.
Tiyatronun bu yapısından hoşlanmayan bazı zihniyet sahipleri tiyatronun varlığını ortadan kaldırmak isteseler de hep kaybetmişlerdir.
Yüce Atatürk’ün direktifleri ile 1949 yılında oluşturulan okullu tiyatro hem kendi gelişiminde hem de toplumun gelişmesinde yadsınamayacak yararlar sağlamıştır. Oyun yazarlarının sayıları, tiyatro salonlarının artışı, her yıl onlarca genç aktörün okullardan mezuniyeti hiç de küçümsenemez… Adedi pek az da olsa bazı kentlerimizde sosyo-kültürel ortamlar oluşmuştur artık…

Ancak; bu tür sanatsal gelişmeler maddi ve manevi desteklerle ayakta durabilir.
Tiyatro sanatının değerini ve işlevini bilen yöneticiler, bireyler tiyatroya bu anlayışla destek verirler ve bu yüzyıllardır hep böyle süregelmiştir.
Yeryüzündeki tüm yönetenler ve yönetilenler !..tiyatroyu seviniz, sahip çıkınız, destekleyiniz. Tiyatro kendimize bile söyleyemediğiniz sırları açığa çıkartır, kişiyi arındırır.

Unutmayınız !…tiyatro, sanatçısı ve seyircisi ile bir bütündür ve gücü de buradan gelir.

Yeryüzünde yaşanan tüm koşullara rağmen, yüreklerindeki coşkuyu yitirmeyerek sanatlarını sürdüren tiyatroculara, onları hiçbir zaman yalnız bırakmayan tiyatro sevdalılarına,çağdaş uygarlık yolunda ömür tüketen bütün bu insanları bir kez daha el ele vererek, omuz omuza birlikte olmaya çağırıyor ve sonsuz saygılarımı sunuyorum.

Dünya tiyatrolar günü kutlama programı

Sevgili Arkadaşlar!
1948 yılında kurulan Uluslararası Tiyatro Enstitüsü, 1961 yılında aldığı bir kararla 27 Mart gününü Dünya Tiyatrolar Günü olarak kabul etti. Bu enstitüye üye ülkeler, her 27 Mart gününü Tiyatro Bayramı olarak kutlamaktadır.
Tiyatrolar Gününde, tiyatroyu halka sevdirmek için etkinlikler yapılır. Hayatın bir parçası ve güzel sanatların en ilgi çekici kollarından biri olan tiyatro da, harekete, konuşmaya ve bazen de müziğe yer verilir. İlk çağlarda tiyatro, yazılı bir metin olmadan oynanırdı. Yeteneğine güvenen oyuncular sahnede istedikleri gibi konuşurlardı.
Bizim kültürümüzde tiyatroyu; orta oyunu, gölge oyunu, köy seyirlik oyunları, meddahlık, danslı ve taklidi oyunlar şeklinde görürüz. Gölge oyununda, arkadan ışıklandırılan beyaz bir perde vardır. Karagöz ve başka tipteki kuklalar bu perdenin üzerinde oynatılıp konuşturulur. Güzel hikayeler anlatarak halkı eğlendiren kişilere Meddah denir. Köylerimizde hâlâ, oyun çıkarma adıyla seyirlik oyunlar düzenlenmektedir.
İnsan hayatı içinde var olan umudun, acının ve sevincin, hep birlikte verildiği oyunlara dram diyoruz. Komedi, insan hayatı içindeki komik ve gülünç şeylerin oyunlaştırılmasıdır. Konularını tarih ve efsanelerden alan acıklı sahne oyunlarına ise, trajedi diyoruz.
Tiyatro eğitimi, konservatuar denilen okullarda verilir. İnsanları eğiten, eğlendiren tiyatro, aynı zamanda düşündürür de. Bir arada yaşayan insanların birlikte güldüğü, birlikte ağladığı ve hep birlikte düşündüğü tiyatro salonları, insanca duyguların da öğrenildiği yerlerdir.
Sözlerimi, ünlü tiyatro yazarımız Haldun Taner’in bir cümlesi ile bitiriyorum:
Tiyatro olmasaydı, insanoğlu çok eksik, çok güdük kalırdı.

 

Tiyatronun Önemi İnsana Ve Toplum Hayatına Katkıları

İnsanları birbirine karşı sorumlu olan toplum uygar toplumdur. Dayanışması olmayan, birbirine karşı sorumluluğunu bilmeyen insanlar ise toplum değil, bir yığındır.

Kültürel gelişmeyi sağlayan gizil güçlerden biri de tiyatrodur; öyle ki sanatsal yaratıyı en etkin biçimde topluma aktaran bir araç durumun¬dadır. Tiyatro uyarı görevini yaptığı kadar, toplumu ortak kompleks¬lerinden arındırır, onlara gerçek düşünce erkini, özgürlüğünü sağlar.

Devletin kültür izlencesi kapsamında yer alması gereken en önemli girişimi, yetişme çağında olan gençleri tiyatro eyleminin içine kat-mak olmalıdır.

Bir yaşam bilimi ve toplum sanatı olan tiyatro, halkın önüne bir sonuç olarak çıkar. Ne var ki, tiyatronun bir sonuç olması yanı sı¬ra araç olma niteliği de vardır. Tiyatronun sonuç oluşu onun sanatsal bütünlüğünü, araç oluşu ise eğitimsel gücünü açığa çıkartır.

Okullarda tiyatro çalışmalarının yararı çoktur. Bunların arasından şunlar vurgulanabilir.

Tiyatro Çalışmalarının Bireyler İçin Eğitici ve Yetiştirici Yönü:
1 – Katılanlara:
a) Dayanışmayı öğretir;
b) Toplum yaşamı için gerekli olan sorumluluk duygusunu sağlar;
c) Toplumun, kişiliği ezmesini önler;
ç) Düşünceyi eyleme sokma yeteneğini’ geliştirir;
d) Düşünerek, yorumlayarak okumayı öğretir;
e) Topluluk içinde konuşmayı öğretir;
f) Dil kaygısını, doğru ve güzel konuşmayı sağlar;
ğ) Oyuncunun vücut dilini kullanma becerisini artırır;
h) Çeşitli sanat dallarıyla ilgiyi sağlar;
i) Ve estetik algılama yeteneğini geliştirir.

2- Seyredenlere:
a) Toplumun bir üyesi olarak özeni aşılar;
b) Kamu bilincini sağlar;
c) Sorunlar, üzerinde düşünmeyi, yargılamayı öğretir;
ç) Sanatın geliştirici, değiştirici’ gücünü gösterir;
d) Ve insanı çok yakından tanıtır.
c) Toplumunu bilinçlendirir, sorunlara nesnel gözle bakılmasını sağlar;
ç) Düşünce erkini ve özgürlüğünü öğretir;
d) Toplumun aşama yapmasındaki süreyi kısaltır;
e) Toplum duyarlığını artırır;
f) Toplumu ortak bir estetik düzeye çıkarır;
g) Birey-toplum ilişkilerinin kökenine iner;
ğ) Ve toplumun kültür birikimini yansıttığı oranda, bu birikimin zenginleşmesine aracı olur.
ı) Ulusal kimliği pekiştirir

 

 

Dünya Tiyatro Günü konulu Özlü Sözler – Dünya Tiyatrolar Günü ile ilgili Güzel Sözler

Tiyatrosuz bir toplum yeni doğmuş bir çocuk sayılır.

Tiyatro, adamı insan eden sanattır.

Tiyatro, toplum kültürünün aynasıdır.

Tiyatro, gönüller arasında bağ kurar.

Tiyatro, kalp perdesini açan bir sanattır.

Tiyatro, kalp perdesini açan bir sanattır.

Tiyatrosu olan bir ülkede kötülükler, çirkinlikler, yanlışlıklar sürüp gitmez.

Sanattan mahrum bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.  (Kemal Atatürk)

Tiyatrosu olan bir ülkede kötülükler, çirkinlikler, yanlışlıklar sürüp gitmez. (William Hazlitt)

Tiyatro, sanatın tümü gibi bir okuldur. Eğitir, geliştirir insanı, dünyasının sınırlarını genişletir. (Sabahattin Kudret Aksal)

Tiyatro öteki sanatların üstünlüğü, sadece eğlence olarak kalmayıp, genel ahlakı temizleyip araştırılmıştır. (Recaizade Ekrem)

Tiyatro aşka benzer. İnsanı hazin hazin ağlatır. Ama verdiği acının gücünde bir başka tat bulunur. Tiyatro evrene benzer. İnsanı doya doya güldürür. Ama yansıttığı tuhaflıklar, gülerken ağlamak için istekler doğurur.  (Namık Kemal)

 

Dünya Tiyatro Günü Şiirleri

Sahneler
Umutlarla sevgiler
Hayal ile gerçekler
Dramlar komediler
izlenir sahnelerde

Sahnede oyuncular
Alıp bizi götürür
Güldürür düşündürür
Düşündürür güldürür.

Orda bir başka yaşam
Yaşanır çoğu akşam
Başarılı bölümler
Alkışlanır her akşam.

Dünyanın her yerinde
On binlerce sahnede
Sorunlar mutluluklar
İzlenir sahnelerde.
Erol YAVUZ

 

 

Tiyatrolar
Gölge düşmeden perdeye,
Biz geldik sizi görmeye,
Sanata değer vermeye,
Açıldı hep tiyatrolar.

Kalpte pekişti dostluklar,
Yakın oldu hep uzaklar,
Canlı konuştu dudaklar,
Açılınca tiyatrolar.

Bunca senaryo yazıldı,
Millet salona dizildi,
İller, ülkeler gezildi,
Sanat evi tiyatrolar.

Perde açılınca akşam,
Ben hep önlerde otursam,
Alkış tufanına dalsam,
Benim evim tiyatrolar.
Hakkı ÇEBİ

 

 

Dünya Tiyatro Günü
Dünyanın her yerinde
Yirmi Yedi Mart günü.
Tüm coşkuyla kutlanır
“Dünya Tiyatro Günü”.
Bildiri yayımlarlar
Dünya tiyatroları.
İnsanlara sunarlar
En güzel oyunları
Hiçbir ücret almazlar
O gün seyredenlerden.
Tiyatronun zevkini
Tattırırlar derinden.
Güneş nasıl dünyayı
Aydınlatıyor ise,
Tiyatrolar da öyle
Işık tutarlar bize.
Tiyatronun önemi
İnkâr edilmez asla.
Onu seyredenleri
Etmeyenle kıyasla.
Fark edersin o zaman
Tiyatro cevherini;
Anlarsın tiyatronun
Toplumdaki yerini.
Naim YALNIZ

Bir önceki yazımız olan Çanakkale Savaşları Kronolojisi başlıklı makalemizde başlangıcından bitişine Çanakkale kronolojisi, Çanakkale için kronolojik sıralama ve Çanakkale kronolojik sıralaması hakkında bilgiler verilmektedir.

pf button both Dünya tiyatrolar günü kutlama programı

Share This Article

Related News

19 Mayıs 1919 Tarihinin Anlamı ve Önemi
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız Kutlu Olsun

About Author

admin

(3) Readers Comments

  1. ismail demir
    25 Mart 2012 at 20:23

    Dünya tiyatrolar günü kutlama programı örnek teşkil etmesi bakımından yararlı olmuş. Paylaşımınız için teşekkür ederim. İyi çalışmalar

  2. Gülten İLİK
    25 Mart 2012 at 20:56

    Tiyatro kültürel anlamda hayatımıza katkı sunan ve zevkle izlerken de düşündüren sunulan görsel sunumlarda emeği geçen tüm sanatçılara ve aydınlara sonsuz teşekkürler. Bu anlamda dünya tiyatrolar günü kutlu olsun.Hatırlanması açısında ve bilgilenme bakımından güzel bir paylaşim.

  3. Hakikat Bilir
    26 Mart 2012 at 13:40

    Atatürk ve tiyatro, Atatürk'ün tiyatroya bakış açısı: Atatürk'e göre; "Sanat güzelliğin ifadesidir. Bu ifade sözle olursa şiir nağme ile olursa musiki resim ile olursa ressamlık oyma ile olursa heykeltıraşlık bina ile olursa mimarlık olur." Millet hayatında sanatın değerini takdir eden Atatürk; "Bir millet sanattan ve sanatkârdan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz." "Bir millet sanata ehemmiyet vermedikçe büyük bir felakete mahkûmdur" diyerek sanatın önemini millet hayatındaki rolünü açıklamıştır. Atatürk millet hayatında sanatın yerini ve değerini belirtmekle beraber onun korunmasını ve gelişmesini de sağlamıştır. Atatürk her şeyden önce sanatçılara sanatçı ruhuyla elini uzatmıştır: "Sanatkâr toplumda uzun uğraş ve çabalardan sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır." Türk Milleti ne kadar şanslı bir Millet ki önünde rehber olarak duran sadece üstün vasıflı bir lider değil onun daha ötesinde Velilik makamında bir gerçek. Marmara'ya demir atan düşman ordularına "Geldikleri gibi giderler" dediği an yurdun her tarafı düşman askerlerinin çizmeleri altındaydı. Millet savaşlardan dolayı fakir,umutsuz ve çaresizdi. Mustafa Kemal düşmanı 3 yıl sonra yeneceğini nereden biliyordu !.. İkinci Dünya Savaşı,Sovyetler Birliğinin yıkılacağını içinden Türki Cumhuriyetler kurulacağını söylemesi,İstikbal Göklerdedir sözü,Yüzyıl öncesinden giyimi,kuşamı,fikir dünyası,kurduğu kurumlar,yazdığı kitaplar... Belki bu yorumu yayınlamazsanız ama ifade etmeliyim ki Mustafa Kemal gerçeğini birgün herkes kabul edecek ve hakikatler günyüzüne çıkacaktır. Ne Mutlu Türküm Diyene ve Mustafa Kemal Atatürk'ün yolundan gidene... Saygılar.

Leave A Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

webmaster wordpress site analiz seo analiz
Bu konularda İlginizi Çekebilirclose