Wednesday, Nov. 8, 2017

Atatürk’ü Niçin Seviyoruz – Atatürk’ü Neden Seviyoruz

Written By:

|

13 Şubat 2012

|

Posted In:

Atatürk’ü Niçin Seviyoruz – Atatürk’ü Neden Seviyoruz

 

 

 

 

 

Atatürk’ü Niçin Seviyoruz – Atatürk’ü Neden Seviyoruz –Atatürk’ü Sevmemizi Gerekli Kılan Önemli Nedenler 

Sevgili Çocuklar. Sevgili Gençler, Değerli Öğrenciler, Atatürk’ü ezbere, bilinçsiz, anlamadan sevmek, hem kendimize, hem ülkemize hem de Atatürk’e haksızlıktır. Atatürk’ü anlamadan seven gençlerin daha sonraki yaşamlarında yanlış yollara saptıkları çok görülmüştür. Atatürk’ü doğru anlayarak seven gençler ve çocuklar bir daha Atatürkçü yoldan ayrılmaz. 

– Atatürk’ü niçin sevmeliyiz? 
– Onu doğru ve iyi anlamamız neden önemlidir?

Önce Atatürk’ün yaşamına bakmalıyız: Çanakkale Savaşından Atatürk, Kurtuluş Savaşında Atatürk, devrimleri yapan Atatürk. 57. yıllık yaşamına bunca işi Atatürk nasıl sığdırdı? Niçin sığdırdı? Yurdunu, ulusunu çok sevdiği için. Ömrünü yaşamını verecek kadar çok sevdiği için. O günleri yaşamış büyük yazar Halide Edip ‘’Türk’ün Ateşle İmtihanı’’ adlı eserinde bakın o zor günleri nasıl anlatıyor: 

‘’…Ertesi sabah yine çok acı, çok hareketli oldu. Ölüm halinde olan bu zavallı yaralılar, şuurlarının altında ailelerinin ve yurtlarını kurtarmak için döktükleri kanın beyhude olduğunu zannediyorlardı. Allah’ım bu ne zaman bitecekti(…) Hastaneye girer girmez Mustafa Çavuş’un başı beyaz sargılı, aklını kaybetmiş gibi çırpınan bir hasta ile uğraştığını gördüm. Hasta hıçkıra, hıçkıra ağlıyordu: ‘Allah aşkına ayağınızı öpeyim, beni Ankara’daki köyüme götürün!’ diye yalvarıyordu. Bir başka sedyeye, bir adam yüzükoyun yatmıştı. Ben ona biraz yiyecek vermeye ve birkaç saat sonra Polatlı’ya gideceklerini söyleyerek teselliye çalıştım.(…) Biraz ilerleyince, Mustafa Çavuş’un başka bir sedyeye eğilmiş olduğunu gördüm. Sedyedeki: ’Onu çağırın bana’ diyordu. Mustafa Çavuş, gülümseyerek bana baktı: ‘İşte geliyor!’ dedi Sedyenin yanına gittiğim zaman, benim avucumun kadar küçük yüzlü, ancak yedi yaşlarında bir küçük oğlan çocuğun yattığını gördüm. ‘Neredesin yavrum?’ diye sorunca, ‘Hanım Teyze, beni askeri hastanede ameliyat ettiler. Sonra buraya geldim. Annem Bilecik’te. Babamın adı Ali’dir. Muzıkadadır. Onu bana bulun!’ dedi. Dudakları titriyor, fakat ağlamaya çalışıyordu.’’

Kurtuluş Savaşı yıllarını düşünmek o yıllarda çocukların, gençlerin, yaşlıların, hastaların kısacası bütün halkın neler çektiğini çok iyi bilmek o yılları yüreğimizde hissetmek gerekir. O günleri anlayamazsak barışın değerini anlayamayız. Ülkenin değerini anlayamayız. İnsanın değerini anlayamayız. Atatürk’ü sevmek Kurtuluş Savaşına katılan, öleni yaralanan, silahlı mücadele edeni kalemle mücadele eden, cephe gerisinden sırtında cephane taşıyan, askere yiyecek üreten, kısacası parçalanan, işgal edilen yurdu kurtarmak için ölümü göze alan, kumandan asker, esnaf, çiftçi, şehit, gazi, hepsini sevmektir. Atatürk onların ortak adıdır. O dönemin ve şimdinin yol göstericisidir.

Atatürk, yola çıktığında çok az insan vardı etrafında. Aydınların çoğu İngiliz ya da Amerikan mandası istiyorlardı. Bağımsızlığı hayal bile edemiyorlardı. Atatürk işte o umutsuz koşullarda Türkiye’nin bağımsızlığı ve bütünlüğü için ortaya çıktı. Ya bağımsızlık ye ölüm diyerek yola çıktı ve başardı. Bakın Atatürk’ün yakın silah arkadaşlarından Mazhar Müfit Kansu Atatürk’ün çektiği sıkıntıları, katlandığı acıları nasıl anlatıyor:

‘’Ekmekçiye bile verecek paramız kalmamıştı. Mustafa Kemal Paşa ile bu durumu görüşürken getirdiğim çözümleri kabul etmedi. Yarın geceye kadar hep düşündük. Para bulmak konusunda bir çözüm bulamadık(…) Ne yapacaktık? Benim bir kürküm vardı. Erzurumlu Nazif Bey’e başvurarak bu kürkümün satılmasını istedim. (…)Aç mı kalacaktık? Sonuçta onu da sattık. Kimsede satılacak bir şey kalmadı. Paşa ile bu hususta bir çare bulamayarak hele bakalım sabah olsun yine düşünürüz sözü ile odalarımıza çekildik. Ankara’ya geldiğimiz zaman hemen bir hafta kadar bizi belediye inşa etti. Fakat bu aylarca devam edemezdi. Velhasıl çaresizlik içinde(…) ızdırap içinde idik.’’ 

Kurtuluş Savaşında Atatürk’ün ve arkadaşlarının o yıllarda halkın çektiği sıkıntıları düşünerek Atatürk’ü sevmeliyiz. Bu günlerin değerini anlamalıyız. Bize düşen görev ve sorumlulukları bilmeliyiz. Unutmayalım ki geçmişi iyi bilmeden şimdiyi anlayamayız. Gelecekte ne yapacağımızı da bilmeliyiz. Atatürk’ü sevmek yurdumuzu sevmektir. Atatürk’ü sevmek Kurtuluş Savaşını yapanları sevmektir. Atatürk’ü sevmek bütün yurttaşlar olarak şimdi ve gelecekte birbirimizi sevmektir. Atatürk’ü sevmek bilerek anlayarak sevmek hepimizin gönül borcudur.

Değerli öğrenciler, sevgili çocuklar,

– Atatürk’ün hayatını okuyalım.
– Atatürk’le ilgili anıları okuyalım.
– Atatürk’le ilgili şiirleri okuyalım.
– Atatürk’le ilgili söylenenleri okuyalım.
– Atatürk’ün söylediklerini okuyalım.
– Anlaya anlaya, düşüne düşüne, sindire sindire okuyalım.

Atatürk’ün silah arkadaşını tanıyalım. Bu savaşı kazanan askeriyle, siviliyle o yıllarda yaşayan insanlarımızın unutmayalım. Biz bu günleri onlara borçluyuz. Biz de bizden sonrakililere daha güzel bir ülke devredelim. Bütün bunlar hepimizin iyiliği için gereklidir. Hepimizin başarısı ve mutluluğu için gereklidir.

Kaynak: Belirli Günler ve Haftalar, Endi Mağazaları Kültür Hizmeti, sayfa 99.

Bir önceki yazımız olan Atatürk ve Cumhuriyet'imiz başlıklı makalemizde Atatürk Devrimleri, atatürk ve cumhuriyet ve mustafa kemal atatürk hakkında bilgiler verilmektedir.

Share This Article

Related News

Pakistan’lı Din Alimi Muhammed İkbal’in Atatürk Sevgisi
Atatürk Amerika’daki Bir Üniversitede Ders Oldu
Sabiha Özar Atatürk’ü Anlattı

About Author

admin

Mustafa Kemal Atatürk'e gönülden ve akıldan bağlı bir grup genciz. Amaçlarımız arasında yüce Atatürk'ün gerçek varlığının ortaya çıkması ve Atatürk'ün Türk Milleti tarafından daha iyi tanınmasını sağlamaktır. Yolumuz Kemal Atatürk'ün yolu,ışığımız rehberimiz varlık sebebimiz O'dur.

(6) Readers Comments

  1. Aydınca
    13 Şubat 2012 at 22:14

    Atatürk'ü vatanımızı milletimizi bayrağımızı sevdiğimiz için sevmeliyiz... Atatürk'ü bağımsızlığımıza düşkün olduğumuz için sevmeliyiz... Atatürk'ü dışarıya karşı dik duruşumuzu temsil ettiği için sevmeliyiz... Atatürk'ü çağdaşlaşmayı istediğimiz için sevmeliyiz... Atatürk'ü islamı din tacirlerinden kurtardığı için sevmeliyiz... Atatürk'ü aklı hür nesiller yetiştirmek için sevmeliyiz... Atatürk'ü namuslu şerefli haysiyetli insanlar olduğumuz için sevmeliyiz... Atatürk'ü Allah tarafından bize gönderilen bir kurtarıcı bir ışık olduğu için sevmeliyiz... Atatürk'ü milli haysiyet ve şerefimizi korumak için sevmeliyiz...

    • Yurtsever 21
      01 Mart 2012 at 20:49

      Mustafa Kemal Atatürk'ün ilke ve devrimlerine baktığımız vakit zaten Milleti için nasıl bir dünya yaratmak istediği ortaya çıkıyor. Şöyle ki dünyada kadınlara ilk seçme ve seçilme hakkını vermesi bile biz Türk kızlarına ve kadınlarına büyük bir nimet değil midir? Atatürk'ün yurt gezilerindeki fotoğrafları da dikkat çekicidir. Dikkat ederseniz çevresinde hep modern giyimli,kültürlü kadınlar,kızlar ,gençler ve çocuklar vardır. Yüzyıllarca toplum dışına itilen bu insanlar Mustafa Kemal mucizesi ile kendilerine güven kazanmış ve birey olmayı,işe yarayen bir insan olmayı,güven duygusunu kazanmışlardır. Atatürk'ün şu sözü zaten çok açık bir mesajdır ve bizi kendimize getirir. "Türk Öğün Çalış Güven" İdarakı kıt Türk olarak ifade edilen Türk'ün gücünü,zekasını,ilme bağlılığını,insancıllığını ortaya çıkaran,Türk'e umut ve güven veren bu Yüce Veli'ye,bu yüce kurtarıcıya, Tanrının özenerek seçip gönderdiği bu eşi bulunmaz Ata'ya canımız da kanımız da feda olsun. Senin sevgin dünyaya bedel Ulu Önderim,Mustafam,Kemalim... Ruhun şad olsun,yattığın kutsal vatan toprağı seni incitmesin. Gökyüzünde uçar turna katarı Türkiye unutma güzel Atanı Memleket kurtaran bunca vatanı Toprak kabul etmez diye çamur atanı Yüce Allah'ım! Haksız bir şekilde iftiralara maruz kalan namusumuzu ve bağımsızlığımızı borçlu olduğumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yapılan bu haksızlıklara en kısa sürede adeletini göstermeni senden diliyorum.

  2. Yasemin_demir_34
    16 Şubat 2012 at 17:31

     Güzel bi şekilde anlatmşsınız Atatürk'ümüzü. Halkın neler  yaşadıgını ne acılar gördügünü dediğiniz gibi Atatürk'ün hayatını okumalıyız. 

  3. vatansever
    17 Şubat 2012 at 17:39

    Atataürkü her şeyden önce bağımsızlığımızı borçlu olduğumuz, ümmet değil millet durumunda iken zorlamasız bir şekilde inanç durumumuzu bu günlere dek sürdürebildiğimiz için seviyorum.Bir kadın olarakta başım dik, erkeklerle eşit haklara sahip bir varlık olduğum, bu ülkede ben de varım diyebildiğim için ayrıca çok seviyorum.Kendisine padişahlık teklif edildiği halde böyle bir teklifi elinin tersiyle itecek , bizim için aç kalacak, kar üstünde yatacak,uykularını feda edecek, varlığını Türk Milletine bağışlayacak kadar fedakar, dünyaya meydan okuyacak kadar cesur, gözü pek, çoğu inançlı geçinen insandan imanlı, dürüst, mert, hiç bir fark gözetmeden kendi insanını hep yücelten bir lider olduğu için seviyorum.Bazı çıkar çevreleri tarafından Atatürkün yanlış tanıtıldığını karalama kampanyaları gördükçe bir o kadar da üzülüyorum.Onları Allah'tan korkmaya,hak yememeye, vicdanlı olmaya davet ediyorum.Sözde bazı Atatürk severler tarafından ateist yaftası yapıştırılmak istenmesi de ona zarar vermekte olduğundan O'nu daha iyi yakından tanımaları için de daha çok araştırılması gerektiğini,aslında tam tersi iman ve itikatlı bir lider olduğunun artık görülmesini diliyorum.Ha insanlar inanır inanmaz bu Yaradanımızla kul arasında bir vicdan meselesidir.Ama onun güzel dinimiz İslamiyet hakkındaki değerlendirmeleri ve tespitlerinin farkedilmesini bekliyorum.En güzel inanç zorlamasız olandır.Gönülden gelendir.O da laiklik vurgusuyla dinsizliği değil bunu işaret etmiştir.Umarım millet olarak kadrini kıymetini daha çok anlar ve ilkelerini devrimlerini daha çok özümseriz.

    • Samet Aydın
      18 Şubat 2012 at 11:27

      Atatürkün Vatana duyduğu sevdayı Vatansever kişinin yorumu en güzel şekilde. Atatürkün Vatan duyduğu sevgisini açıklamış...

  4. Şdmn
    01 Mart 2012 at 02:52

    "Atatürk kocaman bir dağa benzer, çok uzaktan baktığınızda O'nu tamamen gördüğünüzü sanırsınız. Ve gözünüzde büyütmezsiniz belki. Ama dağa yaklaştığınızda ne kadar yüce, ne kadar zengin, üzerinde binlerce güzellikleri bulunan eşsiz bir hazine olduğunu anlarsınız. Bu dağda binlerce canlı yaşamaktadır. Milyonlarca ayrıntı bulunmaktadır üstünde. Ağaçları, taşları, ormanda yaşayan milyonlarca canlı, milyonlarca yuva, çiçek, bitki türü..... Bunları anlamanız için tek tek araştırma yapmanız gerekli.. Ve dağın eteklerine geldiğinizde Dağı tamamen keşfetmenizin imkansız olduğu ortaya çıkar. Siz sadece dağın bir yüzünün, bir kısmını görebilirsiniz. Tümünü algılamanız, anlamanız, görmeniz, güzelliklerini bir anda keşfetmeniz imkansızdır. Bu herkes için geçerlidir.” İŞTE ATATÜRK BÖYLESİNE ZENGİN, BÖYLESİNE GÜZELLİKLERLE DOLU, BÖYLESİNE ALGILANMASI GÜÇ, BÖYLESİNE YÜCE VE YÜKSEK, BÖYLESİNE DİMDİK VE AYAKTA, BÖYLESİNE EŞSİZ BİR HAZİNEDİR.

Leave A Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*